DBP’nin konferansı son buldu

Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) “Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim demokratik özgür yaşamı inşa edelim” başlığı ile düzenlediği Merkezi Yerel Yönetimler Konferansı dün alınan önemli kararlar ile sona erdi.

Haber Merkezi – Diyarbakır’da “Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim demokratik özgür yaşamı inşa edelim” başlığı ile gerçekleştirilen ve üç gün süren DBP Merkezi Yerel Yönetimler Konferansı sona erdi. Diyarbakır Büyükşehir Tiyatro Salonu’nda 26-27 ve 28 Aralık tarihleri arasında yapılan konferansta siyasal süreç, örgütsel durumun değerlendirmesi ve yerel yönetimler sözleşme taslağı çerçevesinde yürütülen tartışmalar ile geçti. Konferans kapsamında alınan kararların son olarak divan tarafından yapıya aktarılmasının ardından konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesini Yerel Yönetimler Kadın Komisyonu üyesi Olcay Kanlıbaş okuyarak üç gün boyunca süren konferansın büyük bir moral ve coşku ile sonuçlandığını aktardı.

İnsanlığa beşiklik etmiş ve toplumun değerlerinin ana rahmi olan Ortadoğu’nun, bugün mezhepsel ve etnik savaşların merkezi haline geldiğini belirten Kanlıbaş, büyük bir toplumsal devrim ve anlam yaratımında bulunmuş bu toprakların, modernitenin bu türden bir saldırısıyla yüz yüze kalmasının şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Kanlıbaş, karanlık bir bayrak altında vahşet seferine çıkmış olan DAIŞ faşizmi kadar Kapitalist modernitenin Ortadoğu kuşatmasını iyi anlatacak başka bir an olmadığını ifade etti.

Komünal yaşamı inşa etmede yetersizlik yaşandı

“Kürt halkının iradesi ve baş müzakerecisi konumundaki Sayın Öcalan’ın içinde bulunduğu esaret şartları değişmeden barışın ve ortak yaşamın gelişemeyeceği, son 15 yıllık süreçte yaşadığımız deneyimlerle artık kanıtlanmıştır” diyen Kanlıbaş, gelinen aşamada Öcalan’ın özgürlüğünü göz ardı eden hiçbir yaklaşımın başarıya ulaşmayacağının altını çizdi. Konferansta yapılan değerlendirmelerde, 15 yıllık yerel yönetimler deneyimlerinin devletçi iktidarcı ve merkeziyetçi zihniyete karşı başta kadın, gençlik, çocuk ve toplumun diğer tüm kesimlerini yerel ve toplumsal siyasetin bir parçası olarak görmüş ve tüm hizmet politikalarını bu esaslar çerçevesinde geliştirdiğini vurgulayan Kanlıbaş, “Bu çerçevede merkeziyetçi zihniyeti aşan, özellikle stratejik planlamalara halkın katılımını sağlamayı esas alan, sosyal, kültürel ve kadına dönük çalışmalarımızla klasik belediyecilik anlayışını aşan bir düzeye ulaşmıştır. Yönetimde açıklık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesini esas almıştır. Tüm bunların yanında 15 yıllık deneyime ilişkin olarak belediyelerin, bürokratik ve iktidarcı devlet kurumlarını değişim ve dönüşüme tabi tutarak halkın kurumları ve komünal yaşam alanlarına çevirme ve sistemi inşa etmede mücadelenin önemli bir alanı olduğunu kavramada yetersizliklerin yaşandığı vurgusu da yapılmıştır” diye aktardı.

Yönetimler akademesi ve bölgesel okullar açılacak

Devletten ve iktidardan uzaklaşma, topluma yakınlaşma ve katılımcılığı geliştirmede ciddi adımların atılmadığının görüldüğünün ortaya çıktığını söyleyen Kanlıbaş, “Belediyeler toplumun ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak kooperatifçiliği esas alan komünal kurumsallaşmalara gidemediğinden dolayı bu alanların toplum için birer iş alanı olarak görüldüğü, toplumun bu anlamda aşırı beklentiler içine girdiği ve bu durumun yerel yönetimleri tıkayan bir duruma dönüştüğü tespiti yapılmıştır. Konferansımız demokratik öz yönetim bilinci ve kültürünün kurumsallaşması demokratik toplumun değerlerini esas alan hizmet ve politikaların üretilmesini sağlayabilmek amacı ile ilgili kurumsallaşmalara giderek yerel yönetimler akademisi ve bölgesel okulların açılmasını kararlaştırmıştır” dedi.

Demokratik Yerel Yönetimler Birliği adıyla örgütsel oluşuma girildi

Eş başkanlık sisteminin önemine vurgu yapan Kanlıbaş, devlet yönelimlerinin yanında eş başkanlık sisteminin yaşamsallaşmasında kendi ele alış biçimlerinden kaynaklı eksikliklere vurgu yapıldığını dile getirdi. Eş başkanlık sisteminin doğru inşa edebilmesi ve temsiliyet sağlayabilmesi için öncelikle sistemlerinin büyük bir kararlılıkla zihniyet yapısının ve felsefesine hakim olmasının gerekli görüldüğünü kaydeden Kanlıbaş, “Son 8 aylık süreçte sistemin oturtulmasına dönük gelişen baskın erkek egemen zihniyet , iktidarcı ve ben merkeziyetçi anlayışlarla, eş başkanlık gibi toplumsal bir sistemi boşa çıkaran yaklaşımlar mahkum edilmiş ve buna karşı tutum alınmıştır” dedi. “Yeni bir sistemle birlikte yeni bir sözleşme ile yerel yönetimler alanında yeni bir dönemin başlangıcı yapılmaktadır” diyen Kanlıbaş şunları dile getirdi: “Toplumsal yeniden yapılandırma çerçevesinde yerel yönetimler alanında partimize üye belediye ve il genel meclislerinden oluşan Demokratik Yerel Yönetimler Birliği adıyla yeni bir örgütsel sisteme geçilmiştir. Birlik, yerel yönetimler alanına ilişkin perspektif oluşturan, proje geliştiren ve partimizin programının uygulanma düzeyini takip eden, denetleyen bir misyon ile tanımlanmıştır. Demokratik özerklik perspektifi ile Demokratik Yerel Yönetimler Birliğine bağlı olarak bölgelerde, bölge birliklerinin oluşturulması, giderek bölgelerde eş başkanlık sistemimin geliştirilmesi, il birlikleri ve köy birliklerini oluşturan bir sistemin örgütlendirilmesi kararlaştırılmıştır. Oluşturulan Demokratik yerel yönetimler birliği 25 kişilik yürütme kurulunu seçmiştir. İnşa faaliyetlerine kendi içinden başlayarak demokratik ulusun boyutlarını kapsayan komisyonlaşmalara giden bir çalışma tarzını esas alarak, bu doğrultuda; ekolojik, ekonomik, sosyal politikalar ve estetik-kentsel mimari başlıklarında hazırlanan tutum belgelerini kabul ederek bu çerçevede çeşitli kararlaşmalara ulaşmıştır.”

Konferansta önemli kararlaşmalara gidilirken, Kanlıbaş konferansın siyasal gündeme ve son yaşananlara ilişkin de bazı kararlaşmalara gittiğini aktararak alınan kararları şöyle sıraladı:

  1. Yerel yönetimler konferansı delegasyonu Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne dair yürütülen tüm çalışma ve faaliyetlere aktif düzeyde katılır. Sayın Öcalan’ın üzerindeki esaret durumunun son bulması için etkili ve kararlı mücadele yürütür.
  2. Yerel yönetimler konferansımız Rojava devrimini kadın devriminin yanı sıra demokratik öz yönetim devrimi olarak görüp, Kobanê direnişiyle gerçekleşen demokratik ulus ve özgür yaşamın inşasın da kendini sorumlu olarak görür.
  3. Konferansımız Kürdistan’ın diğer üç parçasında demokratik yerel yönetimlerle etkin ortaklaşmayı esas almayı karar altına almıştır.
  4. Belediyelerimiz Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından tüm belediyeler için imzaya açılan “Yerel Yaşamda Avrupa Kadın Erkek Eşitliği Şartı”nı imzalayarak; eşitlik ilkesini hayata geçirmeyi kamusal ve toplumsal bir görev olarak kabul eder ve kendi alanları dahilinde Şart’ta öne sürülen taahhütleri uygulamayı bir sorumluluk olarak görür ve bunu karar altına alır.
  5. Konferansımız eşbaşkanlık sistemine yönelik, devletin geliştirdiği anti demokratik uygulamaları kabul etmediğini, buna karşı sonuna kadar mücadele edileceğini belirterek eş başkanlığı demokratik öz yönetimde ısrarın temel ilkesi olarak kabul etmiştir.
  6. Yerel yönetimler baskıcı ve asimilasyoncu politikalara karşı anadilin korunması, kullanılması ve geliştirilmesi için çalışır ve anadilde hizmeti esas alır.
  7. Kentsel planlamalarda tarımsal ve ortak kullanım alanlarının korunması ve yapılaşmaya açılmaması.
  8. Kentlerimizde bulunan doğal peyzaj alanlarının (Dicle Vadisi, Hevsel Bahçeleri vb.) yapılaşmaya açılmaması.
  9. Toplumsal ve ekolojik yaşam alanlarını tahrip eden HES, baraj vb. yapılara karşı toplumsal mücadelenin yanında yasal ve hukuki mücadelelerin de yürütülmesi.
  10. Korunan tarımsal alanlarda doğal tarımı teşvik eden ve üretimi destekleyen komünlerin oluşturulması.
  11. Kapitalizmin ömrünü uzatan taşeron uygulamasının ortadan kaldırılarak, belediyelerin hizmet alımını yapabileceği hizmet kooperatiflerinin kurulması.
  12. Ekonomiyi devlet alanının dışına çıkaran bir anlayış ile tekelci ekonomiye karşı esnek, çoğulcu, toplumcu ve komünal bir ekonomi anlayışını benimseyerek, yeraltı ve yerüstü kaynakların çıkarılması ve işletilmesi amacı ile merkezden yerele yetki devrinin yapılması için siyasi ve toplumsal mücadele yürütülmesi.
  13. Kürdistan’da ciddi bir toplumsal soruna dönüşen madde bağımlılığına karşı yerel yönetim alanının kendi sorumluluğundan hareketle toplumla birlikte mücadelenin esas alınmasına dönük kararlaşmalara ulaşmıştır.
  14. Konferansımız merkezi yerel yönetimler kadın konferansında alınan kararları kendi kararı olarak değerlendirir ve hayata geçirilmesini karar altına alır.
  15. Konferansımızda tartışılarak kabul edilen, Demokratik Yerel Yönetimler Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi için konferans delegasyonun aldığı tüm kararlar DBP yönetim sisteminde temsiliyetini bulması ve yeniden düzenlenmesi için DBP MYK ve PM’sine sunulur.”

Kanlıbaş son olarak konferans kapsamında yıldönümü konferansın devam ettiği güne denk Roboski katliamının asla unutulmayacağı ve unutturulmayacağı sözünü verildiğini, uluslar arası bir komployla katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin ve son iki gündür Cizre’de gerçekleşen ve 3 kişinin ölümüne yol açan AKP’nin çözümsüzlük politikalarının sonucu ortaya çıkan saldırının da kınandığını aktardı.

Konferans sonuç bildirgesinin okunmasının ardından son buldu.

Related Articles

Yazılar
Neşe Yavuz
İsyan yılı 2014
Neşe Yavuz

Şule Can
Sene 2015: Nefes Alamıyorum! (I Can’t Breathe! )
Şule Can

Tuncay Şur
Kobanê; devletten uzak, özgürlüğe yakın
Tuncay Şur

Volkan Yaraşır
Petrol “savaşı”: Rusya, İran ve “vekalet savaşları”
Volkan Yaraşır