HDP’den Şişli’de miting


1601398_648940778481340_1996700363_nHDP’nin İstanbul Büyükşehir ve ilçe belediye eşbaşkan adayları halkla buluştu. Şişli Meydanı’nda düzenlenen aday tanıtım mitingine binlerce kişi katıldı.

Saygı duruşu ile başlayan mitingde ilk olarak HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Şamil Altan ve Sema Anıl halkı selamladı. Açılış konuşmasını yapan Altan, HDP’nin yeni, umutlu, temiz ve özgür kokan bir İstanbul’un müjdesini verdiğini söyledi. İstanbul’a ve Türkiye’ye demokrasi getirme sözü veren Altan, “HDP aynı İstanbul gibi. Alevilerin, Müslümanların, Hristiyanların partisi. Emekçilerin, işçilerin partisi. Adaylarımız da tıpkı İstanbul gibi. İstanbul ne kadar Edirne, Bursa Mardin ise, ne kadar Alevi ise, Ermeni ise, ne kadar eşcinsellerin şehri ise HDP de öyledir” diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adayları Pınar Aydınlar ve Sırrı Süreyya Önder’in İstanbul’un bütün mahallelerinde, emeğin, kardeşliğin ve demokrasinin sesi olacaklarını söyledi. “Bizi emek sömürüsüne karşı birleştirecekler” diyen Tüzel, ekledi: “Güçlüyüz. Adaylarımızın önü çık olsun” dedi.

Daha sonra 33 ilçeden 59 eşbaşkan adayı kürsüye çıktı. Adaylar, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe anonsla çağrılırken, halktan büyük alkış aldı.

HDP İstanbul Eşbaşkan adayları Sırrı Süreyya Önder ve Pınar Aydınlar ise kürsüye zafer işaretleriyle çıkarken, binlerce kişi tarafından büyük coşkuyla karşılandı.

“Halkların kardeşçe yaşayacağı bir özlemle hepimize merhaba” diye konuşmasına başlayan Pınar Aydınlar, “devrimci sanatın öncüsü Yılmaz Güney, diline sahip bir tavır sergilediği için ülkesinde barınma hakkı göremeyen Ahmet Kaya” ile Rosa Lüxemburg’dan Sakine Cansız ve Güler Zere’ye kadar devrimci kadınları, Gezi direnişinde yaşamını yitirenleri ve Gülsuyu’nda katledilen Hasan Ferit Gedik’i andı. Aydınlar, Rojava devrimini de selamladı.

Halklara zulüm yapıldığını söyleyen Aydınlar, Alevilere yönelik katliamları ve Roboski katliamını hatırlattı. Aydınlar, “Bir yandan barış derken Roboskîli ailelere yapılan baskınlar affedilemez” dedi.

Aydınlar, “Biz ezilenler, savaşın her alanında varız ve her alanında var olacağız” dedi, konuşmasını Adnan Yücel’in “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” dizeleri ile bitirdi.

Önder: “Eşit, özgür bir yaşam ve barış için yollardayız”

Ardından Sırrı Süreyya Önder söz aldı. Halkı Kürtçe selamlayarak konuşmasına başlayan Önder, yüz yıldır sürdürülen imha inkar savaşını sona erdirmek ve demokratik çözümü sağlamak, eşit özgürce bir yaşam ve barış için yollarda olduklarını söyledi. Önder, dün görüştükleri Abdullah Öcalan’ın selamlarını iletti.

Önder, Şişli’de patronsuz üretime geçen Kazova işçilerini de selamladı.

Genel seçim çalışmasını da Şişli’de başlattıklarını hatırlatan Önder, “Burada 10 bin polis vardı. Ölümden öte köy yok dediğimiz gündü o gün. Bu milletin seçilmişlerini yasakladılar ve üzerimize yağdırılan gazın bombanın haddi hesabı yoktu. 7 bin kişiydik, üzerimize 7 bin bomba attılar. Barışı ve demokratik çözümü getireceğiz demiştik, neye mal olursa olsun. Zindansa zindan, kabristansa kabristan. Ama biz istiyoruz ki bütün bu ülke bir gülistan olsun” diye konuştu.

Önder, şöyle devam etti: “Diğer siyasal partilerde göremeyeceğiniz bir şey var bizde, seçilmişlerimiz bu zulmün en önünde duruyor. En çok dayağı biz yeriz, en çok bombayı biz yeriz. Sistem partileri parayla bu işi yaptıracak adam bulamazlar. Sırça köşklerine çekilirler.”

CHP’ye işaret ederek “Reklam yoksa bir direnişin başında görmedik” diyen Önder, CHP’nin Gezi’ye sahip çıkmasını eleştirdi. Önder, CHP’nin, samimiyetle sahip çıkan milletvekillerini de “İmralı postacısının başlattığı bir yerde ne işiniz var” diye eleştirdiğini anlattı.

Önder’in bu sözleri üzerine kitle “Her yer Taksim her yer direniş” sloganı attı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e işaret ederek, “Bu kentin halka karşı suç işlemiş bir belediye başkanı var” diyen Önder, ekledi: “Gezi’de yitip giden bütün canlarımızın vebali omuzlarında. Biz bu kentin yönetimini sizlerle beraber ele aldığımız zaman ilk hesap soracağımız kişidir.”

Önder, büyükşehir belediyesine yönelik eleştirisine şöyle devam etti: “Metro yapacaklarmış. Şimdi araçların da geçeceği bir araca tünel yapacakmış. İnsan biraz düşünür. Türklük meselesinde şu kadar bir bilinci olsa dolarla mı yaptırır? Burası Arizona mı, Manhattın mı? Para söz konusu olduğunda Türklük akıllarına gelmiyor.”

Topbaş’ın, “belediye otobüsünün yerini bile size soracağız” dediğini, ancak Başbakan’ın “hadi lan ordan” demesiyle ortadan kaybolduğunu söyleyen Önder, kentsel dönüşüm projelerini de eleştirdi. Önder, “Kentsel dönüşüm demek fakir fukaranın sofrasına, evine sokulmuş bir kancadır. Yerinden yurdundan edip 60 metrekare TOKİ mezarlıklarında 6-7 nüfus yaşamaya mahkum etmektir. Kendi hakikatinden, kendi dilinden, kendi çevresinden koparmak, dayanışmayı ortadan kaldırmak demektir” diye konuştu.

İstanbul’un rantının 5 müteahhite paylaştırıldığını kaydeden Önder, “Neoliberal sistem böyle, onun anayasası böyle emreder” dedi. Sırrı Süreyya Önder, şöyle devam etti: “Bunlar belediyeyi zenginleşmenin, ama halkı yoksullaştırarak zenginleşmenin bir aracı yaptılar. Hesap soracağız, yakındır.”

Önder, AKP’lilerin yolsuzluklarına da değindi, “Son iki ay içinde sizden eksilen her şey bunların cebine girmiş demektir. Enflasyon, develüasyon dediğiniz şey sizlerin cebinden alınıp beylerin cebine aktarılması demektir. Bu sistem sadece hırsız üretir. Bu sistemden namuslu insanlar çıkmaz” dedi.

Önder, “Bu neoliberal sistem bir hançerse sapı CHP, demiri AKP’dir” diye ekledi.

“Mansur Yavaş’ı Madımak anmasına mı götüreceksin?”

CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’a değinen Sırrı Süreyya Önder, “Mansur Yavaş’tan başkan olur mu? MHP’nin bile kapı eşiğine bıraktığı bir insanı alıp ne yapacaksın? Madımak anmasına mı götüreceksin?” diye sordu.

Önder, CHP’lilerin “solu bölmeyin” eleştirisine ise şöyle yanıt verdi: “Biz solcular olarak yıllardır zindanlardayız, mezarlıktayız. Solu toparlayacak dediğiniz adamı biz yanımızda görmedik. Bunlar Alevileri solcuları garibanı zehri bal haline getireceklerini düşünerek öldürmeye çalışıyorlar. Geride bıraktığımız zulüm deryalara sığmaz, solculuk o kadar kolay değil. Solculuğu size ucuzlaştırmayız. Tarihimiz var, sizden hesap sorar.”

Önder, HDP’deki eşbaşkanlık sistemini de hatırlatarak, şöyle dedi: “Hele gidin CHP’ye, AKP’ye şunu söyleyin kaçın. ‘Bir kadınla belediye başkanlığını paylaşır mısınız?’ deyin. Hemen daş yok mu daş derler.”

Alevileri CHP’den hesap sormaya çağıran Önder, “Biz bunun için buradayız. Ellerimiz kırılsaydı da oy vermeseydik dememeniz için buradayız. Sizin huzurunuzdayız. AKP’ye verilecek her oy bu ülkeyi viraneye çevirecektir. Bu belediyenin ne kadar kepçesi, iş makinesi varsa yeter artık gençlerimizin bedenini siper ettiği. Kuzey Ormanlarının önüne koyacağız. Gelsin yıksın bakalım hükümet. 30 Mart günü biz para değil saz çalacağız” dedi.

Önder, cezaevlerine de selam göndererek, “Sizin bayrağınız bizde, bu şehrin burçlarına dikeceğiz” dedi.

Önder’in konuşmasının ardından kadın adaylar kürsüye çıktı. Pınar Aydınlar, kadın adayları tek tek tebrik ederken, binler “Jin jiyan azadi” sloganını attı.