“Sınırlara ve kadın katliamına son”

kadınlar-yürüdü

Mersin Kadın Platformu üyesi çok sayıda kadın, Türkiye sınırında iki çocuğunun gözleri önünde askerler tarafından vurularak katledilen Saada Derviş için sokağa çıktı. İstasyon’dan Özgür Çocuk Parkı’na kadar yürüyüş yapan Kadınlar, kadınlara yönelik her türlü şiddete son verilmesini istedi.

Mersin Kadın Platformu, 18 Mayıs’ta Rojava’dan Şırnak’ın Cizre ilçesine geçmeye çalışırken askerler tarafından açılan ateş sonucu iki çocuğunun gözleri önünde katledilen Saada Derviş için yürüdü. Tren istasyonu önünde bir araya gelen çok sayıda kadın Özgür Çocuk Parkı’na kadar yürüdü. Kadınların bileklerine zincir takmaları ve siyah elbiseler giymesi dikkat çekti. Yürüyüşte üzerinde, “Rojava ağlıyor”, “Sınırlara ve kadın katliamına son”, “Em jinin ne namusa tû kesêne” yazılı pankart ve dövizler ile savaşlarda yaşamını yitiren çocuk ve kadınların fotoğrafları taşınırken, “Rojavalı kadınlar yalnız değildir”, “Kadını yaratan Öcalan’a bin selam”, “Jin, jiyan, azadî”, “Jin jiyane, jiyanê ne kûje” sloganları atıldı. Yürüyüşlerini tamamlayan kadınlar, park önünde bulunan caddeyi trafiğe kapatarak özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için “Çerxa Şoreşê” marşı eşliğinde saygı duruşunda bulundu. Ardından ise Kürtçe ve Türkçe açıklama yapıldı. 

‘Katliamda sınır tanınmıyor’

Türkçe metni okuyan platform üyesi Tuna Şahin, devlet şiddetinin militarizmi körükleyen politikalarının kadın ve çocuk katliamlarının en büyük sebebi olduğuna vurgu yaparak, savaş ortamı ve ardından yaşanan zorunlu göç sonucunda yüzlerce kadının insanlık dışı koşullara maruz kaldığını söyledi. AKP iktidarının 15 yıllık iktidar sürecinde kadın katliamlarının hız kazandığına dikkat çeken Şahin, “Çeteler tarafından kaçırılan Kürtler ve yapılan hendekler bu zihniyetin sonucudur. Biz kadınlar tüm bu şiddet biçimlerinin erkek egemen kapitalist sistemin bir ürünü olduğunu biliyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan’ın “Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” cümlesini hatırlatan Şahin, bu sözün sınırda aynı zihniyetle bir kez daha ortaya çıktığını söyledi. Şahin, “Kürdistan’ı dört parçaya bölen sınırlarda egemen devletlerin Kürtleri hoyratça öldürmeleri yeni değil. Türk devleti sınırdaki katliamlarında ‘sınır’ tanımıyor” diye konuştu. 

‘Sınırları tanımıyoruz’

Kürtçe konuşan Nuray Başboğa ise Saada Derviş’in Türk askerlerinin açtığı ateş sonucunda yaralandığını, saatlerce yerde bekletildikten sonra babası tarafından iki çocuğu ile birlikte sürüklenerek askerlerin bulunduğu noktaya kadar getirildiğini aktararak, Derviş’in yaralı halde bekletildiğini ve bu nedenle kan kaybından yaşamını yitirdiğini söyledi. AKP politikalarına sessiz kalınmaması gerektiğine dikkat çeken Başboğa, “Bütün kesimlerin duyarlılığı burada çok önemlidir. Katledilen kadınlar ve çocuklar karşısında duruşumuz ve mücadelemiz gün be gün büyüyecektir. Biz kadınlar sınır tanımadığımızı ve sınırları yıkacağımızı, dimdik sınırlara doğru yürüyeceğimizi haykırıyor, tüm kesimleri seslerini yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.  Açıklamaların ardından eylem sona erdi.  

Vali İpek “Yanlış anlaşılma oldu” demişti

Şırnak Valisi Hasan İpek, sınırı geçmeye çalışırken askerler tarafından vurularak öldürülen Derviş ilgili olarak, “Çok üzücü bir olay. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve Şırnak Valiliği olarak orada bir yanlış anlaşılma oldu” şeklinde açıklama yapmıştı.

Cizre Ticaret odası tarafından organize edilen İhracat Yıldızlar Ödül Töreni’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vali Hasan İpek, “Gerçekten çok üzücü bir olay. Biz Suriye vatandaşlarına Türkiye’ye giriş yaptığında misafir muamelesi yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve Şırnak Valiliği olarak orada bir yanlış anlaşılma oldu. Olayın tam olarak ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Askeri savcılık gereken çalışmayı yapıyor” ifadelerini kullanmıştı. (DİHA)

Yoruma kapalı