YPG Sözcüsü Polat Can: Kürt halkının öz gücüyle savaşıyoruz

Sayın Polat Can, yaklaşık 30 gündür Kobanê’de IŞİD’le savaş halindesiniz ve bütün dünyanın gözü Kobanê’de. Şu an Kobanê’de durum ne?

Sabah saatlerinde Kobanê direnişi 30. güne girecek ve uzun soluklu yeni bir süreç başlayacak. Herkes biliyor ki YPG’nin IŞİD’e karşı göstermiş olduğu direnişi başta Irak Ordusu olmak üzere bölgedeki hiçbir güç gösteremedi. Kobanê’nin on katı büyüklüğündeki şehirler iki üç gün içerisinde IŞİD’in eline geçti ki bu şehirleri ele geçirirken de şehirleri çok büyük bir güçle kuşatmamışlardı. Fakat Kobanê’ye, Minbiç, Rakka, Cerablus, Til Hamis ve daha birçok bölgeden güçlerini toplayıp saldırdılar. Büyük güç derken, tanklardan, toplardan, ağır silahlardan ve 10 binden fazla çete üyesinden bahsediyorum. Bir hafta içerisinde Kobanê’yi ele geçirmek istiyorlardı, fakat başaramadılar. Sonra bayram namazını Kobanê’de kılmak istediler, bunu da yapamadılar.

Bir haftadan beri Kobanê’nin doğusunda bazı sokakları ele geçirmişler, şimdi tüm şehri ele geçirmek istiyorlar, fakat ilerleyemiyorlar. İlerlemeye çalıştıkça büyük kayıplar veriyorlar. Özellikle son iki gün içerisinde hem YPG’nin saldırıları, hem de IŞİD terörüne karşı savaşan uluslararası koalisyon güçleri hava saldırıları arttı. Çok kayıp verdiler, birçok cenazeleri ve silahları YPG’nin eline geçti.

Peki, Kobanê’de tehlikenin büyük oranda atlatıldığını söyleyebilir miyiz?
Hayır, bunu söylersek eğer büyük bir gaflete düşmüş oluruz. Çünkü Kobanê’nin bir kısmı IŞİD’in elinde. Yine Kobanê’nin bütün köyleri IŞİD tarafından işgal edilmiş durumda. Şu an hem Kobanê’nin bir kısmında, hem de Kobanê’nin çevresinde başlatmış olduğumuz direniş devam etmekte. IŞİD’e sürekli yeni destek geliyor. Her açıdan ölüm kalım savaşı bu bizim için. Dolayısıyla henüz tehlike kalmadı demek mümkün değil.

IŞİD için 10 bin kişiden ve sürekli gelen bir destekten bahsediyorsunuz… Buna karşılık sizin sayınız çok az. Size gelen herhangi bir destek var mı?

Kobanê zaten bir buçuk yıldır ambargo altında. Bu nedenle de diğer kantonlardan herhangi büyük bir güç ulaşamadı Kobanê’ye. YPG Kobanê’de kendi çabalarıyla direniyor. Kürdistan’ın kuzeyinden, özellikle Suruç üzerinden bazı Kürt gençleri Kobanê’ye ulaştılar. Efrin ve Cezire kantonlarından küçük gruplar halinde Kobanê’ye ulaşanlar oldu.  Yine Kobanili olup yurt dışında yaşayan gençler şehirlerini korumak için Kobanê’ye geldiler. Ne yazık ki kimse bize yardım etmedi. Şu anda savaşan, direnen güçlerimiz bahsettiğimiz bu mütevazi güç.  Ayrıca, Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kimi küçük grupları da ‘Fırat Volkanı’ adıyla buradalar. Bütün gücümüz ve desteğimiz bu. Yani bunun dışında ne yazık ki Güney’den [Federe Kürdistan yönetimini kast ediyor – E.N.] ya da başka bir yerden askeri güç desteği gelmedi Kobanê’ye.

ABD öncülüğündeki koalisyonun hava saldırıları hakkında neler diyeceksiniz?
Son birkaç gündür hava saldırıları fazla ve etkili. Açık bir şekilde, eğer saldırılar iki hafta önce başlamış olsaydı IŞİD Kobanê’ye giremezdi diyebiliriz. Şehrin 10-15 km ötesinde IŞİD yenilgiye uğratılırdı ve şehir de savaş alanına dönmezdi böylece.

Peki, neden iki hafta öncesinden değil de bir hafta öncesinden başladı etkili hava saldırıları. Ya da tersinde soracak olursak. Ne oldu da son bir haftadan beri saldırlar yoğunlaştı?
Koalisyonla ilişkilerimiz YPG olarak henüz yeni başlamıştı. Açık bir şekilde dillendireceğim, bazı bölge ülkeleri, özellikle Türkiye ciddi bir engel oldu. Bize yardım edilmemesi, hava saldırılarının başlamaması için her türlü yolu denedi. Mesela koalisyon uçaklarının Türkiye sınırına 10 km’den daha fazla yaklaşmasına izin vermiyordu. Lojistik olarak, uzaklık olarak başka sorunlar da vardı tabi. Ama daha önemlisi koalisyon da henüz YPG’ye, Kobanê’ye ciddi bir yardım kararı almamıştı daha.

Bir de herkes Kobanê’nin bir iki hafta içinde düşüp, unutulacağını düşünüyordu fakat öyle olmadı. YPG’nin ve tüm Kobanê’nin tarihi direnişi tüm dünyada yankı buldu. Bütün dünyada Kürtler ve dostları ayaklandı, ünlü aydınlar çağrılarda bulundular, güçlü bir kamuoyu oluştu Kobanê için. Hem Kürt halkının Kobanê’yi sahiplenmesi, hem YPG’nin direnişi, hem de dünya kamuoyunun duyarlılığı, bazı devletlerin tutumunu değiştirmesi konusunda bir baskı oluşturdu. Bu baskı hava saldırılarının daha etkili olması ve YPG’ye olası yardımların yapılması konusunda etkili oldu.

Nasıl bir yardım? YPG’ye silah yardımı yapılması için de çağrılar var, herhangi bir silah yardımı yapıldı mı size?
Şu ana kadar Kobanê’ye yapılmış bir silah yardımı söz konusu değil. YPG olarak bazı yollardan acilen ihtiyaç duyduğumuz silahları bazı dostlarımız aracılığıyla Kobanê’ye getirme çabası içerisindeyiz. Çünkü ciddi anlamda silaha ihtiyacımız var. Sadece Kobanê için değil, Cezire ve Efrîn için de silaha ihtiyacımız var. Gelip savaşan savaşçılarımızın olması önemli, ama daha önemlisi kullanabilecekleri silahların olması… Hafif silahlarla son derece gelişmiş silahlara sahip IŞİD’e karşı savaşmak çok zor. Biz mevcut durumda böylesi şartlarla son teknoloji silah kullanan bir güçle fedakârca, kahramanca savaşıyoruz.

Başta ABD olmak üzere koalisyon ülkeleri ile nasıl bir ilişkiniz var. Resmi bir ilişki var mı, bu konuyu açıklayabilir misiniz?
Kobanê direnişinden önce de içinde Amerika’nın da olduğu birçok ülke ile ilişkilerimiz vardı. Birbirimizi tanıma, görüş alışverişinde bulunma vb. ilişkiler vardı. Kobanê’ye saldırılar gerçekleşince mevcut durumun aciliyeti nedeniyle var olan fikir alışverişleri pratik işbirliğine döküldü. Yani Kobanê’nin acil durumu bazı şeyleri hızlandırdı. Bu konuda hem koalisyon güçlerinin istekleri oldu, hem de bizim. Eğer bir işbirliği söz konusuysa bu en çok zor günlerde, tarafların birbirlerine sahip çıkmasıyla olur.

Yani YPG ve uluslararası koalisyon arasında resmi bir ilişki var diyebilir miyiz?
Evet, şimdi uluslararası koalisyon güçleriyle birlikte hareket ediyoruz. Hem istihbarat olarak, hem askeri olarak, hem de hava saldırılarında direkt işbirliği halindeyiz.
Devam eden koalisyon hava saldırılarında vurulan hedeflerin koordinatları da sizden geliyor öyleyse?
Evet. Kobanê’de ve diğer alanlardaki özel bir birimimiz bize koordinatları veriyor, sonra bu koordinatlar YPG tarafından koalisyon güçlerine, oradan da uçaklara aktarılıyor, daha sonra hava saldırıları direkt gerçekleşiyor.

Bazı yayın organları peşmergelerin aracılığıyla bu saldırıların yapıldığını iddia ediyorlardı?

Hayır. YPG ile uluslararası koalisyon arasında aracısız, direkt bir ilişki var. YPG temsilcisi hava saldırılarının koordine edildiği operasyon merkezinde bizzat yer alıyor ve Kobanê’den gelen bilgileri aktarıyor ve saldırı aşamasında yer alıyor. Zaten YPG operasyon içinde yer almazsa, hava saldırılarının yapılması askeri açıdan mümkün değil çünkü savaş devam ediyor ve her saat başı değişen durum var alanda.  Şunu da belirtmek isterim ki bazı Kürt kesimlerinin de bu konuda çalışmaları ve yardımları dokundu ve bu yardımları halen de devam ediyor.

Dünya basınından bazı kuruluşlar bir süre Kobanê’nin düşmesine dair haberler verdiler. Hatta önceki hafta Kobanê düştü diyenler de oldu. Fakat şimdi Amerikan basınında bir tutum değişikliği göze çarpıyor; Kobanê direnişini ünlü Alamo Kalesi direnişine benzeten yazılar yayınlanıyor. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPG içerisinde 5-6 tane Amerikalı savaşçımız var ve bu arkadaşlarımızdan biri savaşırken yaralandı. Bizim için savaşmaları bizi onurlandırıyor. Sadece Amerikanlar değil, aramızda diğer halklardan da insanlar var. Bize yardım etmek isteyen, siyasetçilerinin yakasına yapışıp Kobanê’ye dikkatleri çekmek isteyen insanlara da minnettarız. Özellikle birçok Avrupa ülkesinin orduları, üst düzey komutanları YPG’ye yardım yapılması konusunda çaba sarf edip, kendi hükümetlerine baskıda bulunuyorlar. Çünkü askerler siyasetten uzak bir şekilde bugün IŞİD’le mücadeleye yaklaşıyor ve bizim oynadığımız rolü çok iyi görüp, takdir ediyorlar.

Kobanê Kantonu Baskanı Enwer Mislim da birkaç gün önce yaptığım bir röportajda ‘Kobanê’nin düşmesi tüm insanlığın düşmesidir. Biz o nedenle her şeyimizle direniyoruz’ demişti…

Evet, aynen öyle. Bugün IŞİD’e karşı Kobanê’de YPG savaşıyor diyoruz ama aslında bütün dünya savaşıyor, savaşmalı. IŞİD’in içinde yüze yakın ülkeden insanlar var, bütün bu ülkeler IŞİD’in estireceği terörden sorumlu olur, herkes gerekeni yapmalı. Eğer Kobanê düşerse – ki biz buna hiçbir zaman inanmadık – IŞİD sözde fetih şehvetiyle birçok yere daha saldırır. Bunun için Kobanê direnişinin kazanması, Kürdistan’ın, koalisyon ülkelerinin, Amerika’nın ve vicdan sahibi herkesin kazanması demektir diyebiliriz. YPG’nin Kobanê’deki direnişi Stalingrad’da Nazilere karşı verilen direniştir, Amerikan halkının dediği gibi Alamo’daki direniştir.

Uluslararası basın, Irak ordusunun Anbar’daki askeri üssü bırakıp, kaçtıklarını aktarıyor. Sizi de dünya kamuoyu ilk kez Şengal katliamı sırasındaki önemli rolünüzle tanımıştı. Artık IŞİD’e karşı yürütülecek savaşta YPG uluslararası toplumun başlıca ortaklarından biri haline geliyor diyebilir miyiz?

Bugün dünyada IŞİD’e karşı savaşan en güçlü halk Kürtlerdir. YPG olsun, peşmerge olsun fark etmez. Ama her şeyden fazla dünyada hayranlık uyandıran şey az sayıdaki Kürt gencinin hafif silahlarla, IŞİD’in ağır silahlarına karşı eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergiliyor olması. Bizim yerimize herhangi bir ordunun 500 bin askerlik bir gücü olsaydı Kobanê’de bir hafta bile direnemezlerdi, bunu çok açık ve net bir şekilde söylüyorum. Musul’da, Tikrit’te, Ambar’da IŞİD’e yenilenlerin binde biri kadar silah ve imkân yok elimizde. Fakat bizim bir irademiz, inancımız var ve topraklarımız koruyoruz.

YPG olarak son birkaç yılda edindiğimiz çok önemli bilgi, birikim ve tecrübemiz var. Zaten IŞİD gibi bir terörle düzenli orduların baş etmesi çok zor. Mutlaka YPG gibi profesyonel, disiplinli askeri güce ihtiyaç var. İşte bunun için koalisyon bu savaşta YPG’yi esas güçlerden biri saymak zorundalar. Zaten koalisyon ülkelerinin birçok üst düzey komutanı direnişimiz için bizi kutlayıp, mücadelemizle gurur duyduklarını belirtiyorlar.

Son olarak bütün dünyaya neler demek istersiniz?

YPG’ye, Kobanê’ye, Kürtlere sahip çıkan bütün dünya halklarını saygıyla selamlıyoruz. Kobanê için hiç uyuyamayan, kalbi bizimle atan milyonlarca Kürde ve Kürt halkının dostlarına söz veriyoruz: Bir tek kişi kalıncaya dek, son kurşunumuz ve kanımızın son damlasına kadar savaşacağız ve kazanacağız. Kürt halkına yakıştırdığımız bu direnişi zaferle taçlandırıp bunu başta onurlu Kürt halkına ve bütün dünya haklarına adayacağız. Dünya kamuoyundan isteğimiz zafer gününe kadar Kobanê’ye, YPG’ye ve Kürdistan’a sahip çıkmalarıdır.

Polat Can

(Radikal – Mutlu Çiiroğlu)

 

Related Articles

Köşe Yazıları
Hakan Deniz
Ağla Küba ağla
Hakan Deniz

Siyasi Haber
17 Aralık: 1 yıllık bilanço
Siyasi Haber

Tuncay Şur
Özgür Basın Derken?
Tuncay Şur