DİSK: “Failleri biliyoruz!”


DİSK Genel Başkanı Kani Beko dün Soma’da yaşanan iş cinayeti ve ardından yaşanan gelişmeler ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklama şöyle:

Soma’da 301 madencinin öldüğü iş cinayetinin üzerinden 113 gün geçti. Bu süre zarfında iktidar herhangi bir şekilde hesap vermediği, madencilerin hiçbir talebini yerine getirmediği gibi verdiği sözlerin de hiçbirini tutmadı. İşçiler madenlere can güvenliği olmadan inmeye, taşeron zulmü altında ezilmeye devam ediyor.

İktidarın yaşanan katliamı, kader ve fıtrat olarak gösteren tutumu yüzünden maden işçileri ölmeye devam ediyor. 13 Mayıs’tan sonra Türkiye’de neredeyse her beş günde bir maden işçisi ölürken, o günden bu yana yirminin üzerinde maden işçisi yaşamını kaybederken dün Soma’da yeni bir iş cinayeti yaşandı.

Soma’da çalışması durdurulan diğer madenlerin yarattığı açığı kapatmak için kesintisiz çalışmaya devam eden ve işçilerin fazla üretime zorlandığı ifade edilen İmbat Madencilik’e ait ocakta Metin Keskin isimli üç çocuk sahibi madenci hayatını kaybetti. “Hesap verin” dedik, vermediler. “Hesap sorulsun” dedik, sorulmadı. “Taşeron köleliğine son” dedik, devam etti. Yaşam odalarının da içinde olduğu iş güvenliği önlemleri istedik, talepler yerine getirilmedi. Somalı işçilerin 15 yaşamsal talebini madencilerle yaptığımız bir yürüyüşün ardından Meclis’te grubu olan partilere ilettik; bu talepler AKP’nin torba yasasında kaybedildi. 1-2 günde çıkacak yasalar aylardır çıkarmadılar. Sonuçta madenlerde ölümler devam etti.

Göz göre göre maden işçileri ölmeye devam ederken buna kader veya fıtrat denmesi mümkün değildir. Bunun adı cinayettir. Katil taşeron düzenidir. Katil, işçiyi insan olarak görmeyen, sadece maliyet unsuru olarak gören anlayıştır. Maden patronlarının karlarını işçilerin canından önemli gören ve onların taleplerini görmezden gelenler ölen her madencinin vebalini taşımaktadır.

Maden patronlarının çıkarlarını insan yaşamının üzerinde gören zihniyet sadece siyasi iktidar olarak değil aynı zamanda sarı sendika olarak da karşımıza çıkmaktadır. Soma’daki katliamda patronlar ve siyasi iktidar kadar sorumluluğu olan sarı sendika 2 Eylül 2014 itibarı ile patronun kolluk gücü rolünü de üstlenmiştir.

İşçilerin DİSK/Dev Maden-Sen çatısı altında örgütlenmesinden rahatsız olan işverenlerin emriyle harekete geçen sarı sendika, hastane bahçesinde Dev Maden-Sen sendikamızın Ege Bölge Temsilcisi Hacay Yılmaz’a karşı saldırı girişimiyle başlattığı provokasyonlarını gün boyu sürdürmüş, akşam saatlerinde de taziyeye giden Kamil KartalBaşaran Aksu ve Onur Uzun’a yönelik planlı bir saldırı örgütlemiştir.

Soma’da yaşanan bu süreç, sendikal çalışma yürüten Kamil Kartal ve Başaran Aksu’ya yapılan saldırı, çalışırken ölmek istemeyen maden işçilerinin taleplerine saldırıdır. Bu saldırı maden işçilerinin söz ve karar sahibi olacağı gerçek bir mücadele örgütü olarak sendikamıza, konfederasyonumuz DİSK’e ve işçi sınıfına yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırı kana doymayan maden patronlarının çıkarlarını savunmak için tezgâhlanmıştır.

İşbirlikçilikler her zaman olduğu gibi bildik söylemlere sığınmış, “Yarın cenazede kızıl bayrak açacaklar” gibi söylemlerle provokasyon tertiplemiştir. İşçi sınıfını bölmek, sarı sendikalara mahkum etmek için öteden beri kullanılan bu söylemlere DİSK yabancı değildir. Bu söylemler Türkiye’de patronların ve onlara bağlı çetelerin işçi sınıfına karşı planladığı onlarca tertibinde kullanılmış söylemlerdir.

Bu oyunları bozacak olan Somalı maden işçileridir. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu olarak, Dev Maden-Sen sendikamızın çatısı altında bölgedeki sendikal örgütlenmemizi bedeli ne olursa olsun sürdüreceğimizi, maden işçilerinin taleplerinin ve umutlarının boğulmasına yönelik saldırıların karşısında, birlik ve bütünlük içerisinde omuz omuza duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.