KCK’den HDP’ye saldırılara tepki: HDP yalnız değildir!

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, seçim çalışmaları yürüten HDP’ye yönelik ırkçı-faşist saldırıların “çok tehlikeli” bir boyut kazandığını belirterek, “Bu ırkçı ve faşist güçler ile arkasındaki sistem ve partiler bilmelidir ki HDP yalnız değildir” dedi.

HDP’ye yönelik ırkçı-faşist saldırılar ve linç girişimlerine ilişkin bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu saldırıların arkasında “AKP, CHP, MHP ve özellikle Kürtlere düşmanlığı tescilli olan Gülen hareketi ile Alperen Ocağı denilen güruhun” olduğunu söyledi.  HDP ve Kürtlerin dostlarının büyük bir baskı altında olduğuna dikkat çeken KCK, “Kürt Hareketi ve Kürtler bütün bu gelişmeleri kuşkusuz değerlendirecek ve sorgulayıcı bir yaklaşım içinde olacaktır” ifadelerini kullandı.

giresunKCK’nin açıklaması şöyle: “Türkiye’de son günlerde Halkların Demokrasi Partisi’ne (HDP) yönelik artarak gelişen ırkçı-faşist saldırılar çok tehlikeli, ciddi bir boyut kazanmıştır. HDP’nin Eş Başkanı Sayın Sabahat Tuncel Urla ve Aksaray’da, Eş Başkan Sayın Ertuğrul Kürkçü ise Ordu’da demokrasi ve özgürlük karşıtı örgütlendirilmiş faşist güçler tarafından linç edilmek istenmişlerdir. HDP’nin birçok il, ilçe binaları ve seçim büroları Sivas Madımak otelinde olduğu gibi yakılarak içindekiler katledilmek istenmiştir. Sömürgeci inkârcı rejimin yarattığı hezeyana her an gelmeye hazır bu şovenist, faşist güçlerin Türkiye’nin geleceğine, demokratikleşmesine, Kürt sorununun çözümüne, halkların ve tüm inanç topluluklarının bu temelde bir arada yaşamasına kastettikleri açıktır. Halen Kürt düşmanlığı, Alevi düşmanlığı, Ermeni düşmanlığı, emek düşmanlığı, özgürlük ve demokrasi düşmanlığı yaparak Türkiye’nin geleceğine yön vermeye çalıştığını düşünenlerin beyhude bir çaba içinde olduklarını belirtmek durumundayız.

BU SALDIRILARIN ARKASINDA AKP, CHP, MHP VE GÜLEN HAREKETİ VAR

Bu saldırıların arkasında AKP, CHP, MHP ve özellikle Kürtlere düşmanlığı tescilli olan Gülen hareketi ile Alperen Ocağı denilen güruhun olduğu tartışmasızdır. Bütün bunların hepsinin ortak zihniyeti Kürtlerin inkârı, alevi ve diğer inanç guruplarının reddi ile Türkiye’nin demokratikleşmemesi, Kürt sorununun çözülmemesi ve oligarşik sömürgeci sistemin korunması üzerine kurulmuştur. Yoksa HDP ye yönelik linç düzeyinde sürekli saldırılar olurken hiçbir siyasi partinin bir açıklama dahi yapmayacak kadar tepkisiz kalması neye yorumlanabilir. Bırakalım siyasi partiler, liberal demokrat aydınlar ve medya da bu saldırılara karşı gereken tepkiyi göstermekte yetersiz kalmıştır.

HDP’nin şahsında devrimci- demokratik, sol ve sosyalist güçlere yönelik geliştirilen bu saldırıların Kürdistanda sömürgeci siyasetin varlık nedeninin ortadan kalktığı ve zemininin kurutulduğu, Türkiye’de ise yalan ve talan ile sömürü ve soyguna dayalı sistemin adeta can çekiştiği bir dönemde gerçekleşmiş olması son derece anlaşılırdır. Saldırıların amacı, HDP’nin mücadele azmini ve iradesini kırmaktır. Dolayısıyla emekten, eşitlikten, özgürlükten ve demokrasiden yana olan tüm mücadeleci güçleri sürekli baskılayarak zayıf düşürmektir.

HDP YALNIZ DEĞİLDİR

HDP’nin Türkiye’de gerçek bir muhalefet partisi olma koşullarının oluştuğu böyle bir dönemde saldırılar gelişmektedir. Fakat bu ırkçı ve faşist güçler ile arkasındaki sistem ve partiler bilmelidir ki HDP yalnız değildir. Başta direnen Kürdistan halkı olmak üzere tüm devrimci, mücadeleci güçler HDP ile omuz omuza yürümeye devam edecektir. HDP’nin tüm bu faşist saldırılara karşı vereceği en büyük cevap, Türkiye’nin demokratikleşmesi için artan bir inanç, kararlılık ve bilinçle daha çok çalışarak mücadeleyi daha çok yükseltmek olacaktır. Halkların birliğine ve kardeşliğine yönelik saldırılar ancak bu biçimde boşa çıkarılacaktır. Böylelikle toplumun AKP, CHP, MHP ve Fethullah Gülene mahkûm olmadığı aksine demokratik ve özgür geleceğinin bunlara karşı başta kadınlar, gençler, emekçiler ve tüm inanç ve etnik toplulukların birleşerek mücadeleyi geliştirmekte olduğu daha iyi görülecektir.

KÜRT HAREKETİ BU GELİŞMELERİ SORULAYACAK!

HDP’ye karşı geliştirilen saldırılar bir kez daha göstermiştir ki, Türkiye’de ne demokratik seçim ortamı ne de gerçek bir demokrasi vardır. HDP’nin ve Kürtlerin dostlarının böyle büyük baskı ve saldırılar altında olması bunun açık bir kanıtıdır. Türkiye’de ırkçı- şoven saldırıların bu kadar yaygın ve yoğun geliştirildiği bir dönemde bile halen Kürtlere “silahları bırakın, gelin demokratik siyaset yapın” denilmektedir. Demokratik siyaset kanallarının ne kadar açık ve demokratik mücadele ortamının ne kadar var olduğu ortadadır. Kürt Hareketi ve Kürtler bütün bu gelişmeleri kuşkusuz değerlendirecek ve sorgulayıcı bir yaklaşım içinde olacaktır.

Bu temelde, Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için demokrasi özgürlük ve halkların kardeşçe bir arada yaşamasından yana olan tüm güçleri mücadele birliğine çağırıyoruz. HDP ne mücadelede ne de faşist saldırılar karşısında yalnız değildir. Halkımızla birlikte devrimci sol ve sosyalist güçler her fırsatta HDP nin yanında olacak ve mücadeleyi birlikte yükselteceklerdir. HDP’nin Türkiye’de gerçek alternatif bir muhalefet partisi olma amacıyla mücadelesini daha kararlı bir biçimde geliştireceğine inanıyoruz.”

Kaynak: ANF

Yoruma kapalı