Yeniden Taksim Dayanışması iddianamesi

fft64_mf1496294

İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından suç unsuru bulunmadığı için kabul edilmeyen Taksim Dayanışması üyelerine yönelik iddianame ikinci kez mahkemeye sunuldu. İlk iddianamede “suç işlemek için örgüt kurmak”la suçlanan Gezi eylemcileri Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu, yeni iddianamede “suç örgütü lideri olmak”la suçlandı.

8 Temmuz 2013’te Gezi Parkı’nın açılmasıyla toplanan kitleye polisin saldırması sonucu gözaltına alınan Taksim Dayanışması üyelerine yönelik hazırlanan iddianame, 26 kişi hakkında eksikliklerin giderilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından 2. kez mahkemeye gönderildi.

Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mesut Erdinç Bayhan’ın hazırladığı iddianamede, Mimarlar Odası Çevre Etki Değerlendirme Kurulu 2. Başkanı Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında yer aldığı 5 kişi hakkında “suç örgütü lideri olmak”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlarından 3 yıl 3 aydan 13.5 yıl kadar hapis cezası istendi. Diğer 21 kişinin de “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri” iddia edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu’nun yeni görev talimatnamesiyle 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında bulunan suçlara dair soruşturmaların Örgütlü Suçlar Bürosu’nca yapılmasına karar verilmesinin ardından, soruşturma ilk savcısı olan Nazmi Okumuş’tan alınarak savcı Mesut Erdinç Bayhan’a verildi.

Polise taş atması için platform üyelerinin oğluna para verdiğini iddia eden Muhittin Akat, yenilenen iddianamede müşteki olarak yer almadı. Savcı Bayhan, ilk iddianamede soruşturmaya konu AKP İstanbul İl Başkanlığı’na ait otomobilin Nurtepe’de yakıldığına, Gezi Parkı eylemlerinin ise Taksim’de yapıldığına dikkat çekerek şüphelilerle ilgisi olmadığı belirtilen bu olayla ilgili olan dosyayı ayırdı. Savcı Bayhan, oğluna taş atması için para verildiğini söyleyen Muhittin Akat’ın iddialarını da iddianameden çıkardı.

İddianamede, direnişçilerde bulunduğu iddia edilen “kask”, “baret”, “deniz gözlüğü” gibi eşyaların bireysel olarak kullanılmasının suç olmadığı ancak üzerlerinde ele geçirilmesi nedeniyle şüphelilerin Gezi Parkı eylemlerine katıldığının delili olarak kabul edildiği belirtildi. İddianamede, Taksim Dayanışması tarafından yapılan çağrı ile insanların eylem yapılacak alana toplanması da “kışkırtma”olarak tanımlandı.

Yoruma kapalı