AKP neden Alevi açılımı yap(a)maz? – Kemal Bülbül

AKP’nin kendine özgü bir “Din” anlayışı vardır. Bu din anlayışı efendi köle ilişkisine dayalıdır. AKP kendisini devlet adına efendi, biz ötekileri de iktidarına, tahakkümüne biat edecek köleler olarak görmektedir. Bu durumu AKP yetkililerinin dilinde, üslubunda, toplumsal ilişkilerinde ve politika yapma biçiminde açıkça görebilirsiniz.

AKP’lilerin Hükümet olmadan önce “Eşraf İslam’ı” denebilecek, cami ile işyeri arasına sıkışmış bir inanç biçimleri vardı. “İşyeri” dediğimiz ticarethandir. Hükümet olduktan sonra devlet/bürokrasi ile cami arasında gidip gelen bir din anlayışları var. AKP’nin politik referansları dini toplumsal bir tahakküm unsuru olarak kullanmayı amaçlayan “Din, devlet, ticaret, siyaset” eksenindedir. İslam’ın kendi verileri ve tarihsel gelişimi üzerinden AKP’nin bir yorumu olacaksa, AKP Kerbela Katliamı sonrasının İslam içtihatlarını benimsemektedir. Daha açık bir ifadeyle Muaviye soylu İslam anlayışı vardır! AKP’ye göre din sivil toplumun kendi iradesiyle yürüteceği sosyal bir olgu olmayıp, devlet eliyle yürütülmesi ve şekillendirilmesi gereken resmi bir vakadır. Bu bakış açısı Alevi inancı ile temelden çelişir, çatışır. Zira Alevi inancı toplumun kendi iradesiyle yürütülen sivil ve özerk bir yapıya sahiptir.

AKP “Alevi Açılımı yapacağım” derken “Aleviliği devletin denetimine alıp, resmileştireceğim!” demektedir. Aleviliği, Aleviliğin inançsal, kültürel, tarihi verileriyle değil, cumhuriyet sonrası Osmanlı’daki Şeyhül İslamlığın devamı niteliğinde olan Diyanet İşleri Başkanlığının verileriyle tanımlamaktadır. Osmanlı’da Şeyhül İslam fetvalarıyla “Zındık, mülhit, kökü kazınması gereken Rafızi” olarak tanımlanan ve sayısız katliama tabi tutulan Alevileri Diyanet İşleri Başkanlığı da aynı şekilde tanımlıyor. Ama bunu resmi olarak açıklamıyor.
AKP zihniyeti devletin Türk/İslam sentezine dayalı iki denge unsurundan biridir. Asla demokrasiyi özümsemeyen, çoğul toplum yapısını kabul etmeyen bir niteliksizliğe sahiptir. Toplumun “Ötekileri”ne bakışı efendi, köle şeklindedir. Kendisine “Kutsiyet” vehmeder, topluma tepeden bakar, mazlumun mağduriyetini kullanarak siyaset yapar! AKP’ye göre bütün bunlar “Demokrasidir!” Alevi kardeşlerimiz, Kürt kardeşlerimiz, İşçi kardeşlerimiz… Gibi kasaba politikası düzeyini aşamayan bir dille “Çoğulculuk” yapmaya çalışıyorlar. Devlet yönetiminden anladıkları karikatürize bir hükümdarlıktır.

AKP, devletin ve egemen zihniyetlerin oluşturduğu bir “Tarikatlar koalisyonudur.” Bu tarikatlar “Aleviliği yok edilmesi gereken sapkın bir inanç” olarak görürler. AKP’den “Sapkın bir inancın” kutsal değerlerini kabul etmesini beklemek en hafif deyimle saflık olacaktır. AKP’nin ve R. Tayyip Erdoğan’ın “Kökümüz” dediği kişi ve kurumlar “Aleviliğin kökünü kazıma” çabasında gayet ustadırlar. AKP’nin hukuk anlayışı da Şeyhül İslam Ebu Suud Efendi’nin fetvalarına benzer.

Madımak Katliamı, Dersim ve Maraş Katliamı söz konusu olduğunda AKP bildiğimiz inkarcı ırkçı devletin ta kendisidir. Madımak katilleri hakkında “Zaman aşımı kararını” veren AKP Hükümetinin güdümlü yargısıdır. Dersim Katliamını CHP’yi köşeye sıkıştırmak için siyasi malzeme yapan AKP’nin şanlı atası Celal Bayar Dersim katillerindendir. AKP ve CHP zihniyeti Aleviliğin inkarı ve asimilasyonu konusunda 91 yıldır yarış içindedir.

Gezi eylemlerinde katledilen gençlerin tamamının Alevi olması bir tesadüf değildir. Ayrıca cemevi avlusunda polis kurşunu ile katledilen Uğur Kurt’u unutmadık!

Hal böyleyken AKP Alevi Açılımı yapacak öyle mi?! AKP Aleviliğe öyle bir Osmanlı oyunu düşünüyor ki! Aleviliğin nihai asimilasyon projesini yapıyor! Alevi sorunun çözümü “Zorunlu din dersi, cemevine yasal statü ve elektrik, suyunun ödenmesi, dedelere maaş” gibi komik ve saçma yöntemlerle çözülemez. AKP’nin bu ırkçı, faşist kuşatması altında mesele Alevi Açılımı ile Alevilere hak tanımak değildir. Mesele şudur; Aleviler bir varlık yokluk ikilemi ile karşı karşıyadır. Alevileri “Yok etme planı” da AKP’nin bin yıllık özlemidir!!!

page_alevi-evlerinin-isaretlenmesine-aleviler39den-tepki-oyuna-gelmeyiz_059301295

(Yeni Özgür Politika – 05 Kasım 2014 – Kemal Bülbül)

Yoruma kapalı