Seçim sonuçları: Kim kazandı? – Mehmet Yılmazer

Seçim sonuçlarına kim kazandı, kim kaybetti noktasından bakmak çok doğaldır. Fakat bu son gürültülü yerel seçimler olaya büyük resimden bakmayı gerektiriyor. Ülkede gittikçe derinleşen bir siyasal kriz yaşanıyor. Bu krizde Gezi isyanı önemli bir kilometre taşı oldu. Ancak krize rengini AKP-Cemaat çatışması veriyor. Yaşananlar ne anlama geliyor?

Cumhuriyet’in Kemalizm harcı ile inşa edilmiş egemenlik tarzı çoktandır iflas etmiştir. Bunun yerine iki binli yıllarda siyasal İslam’ın ideolojik çimento rolü oynayacağı yeni bir egemenlik sistemi kurulmaya çalışıyor. Fakat bu yeni egemenlik inşasının krize girdiği günlerden geçiyoruz. Siyasal İslam’ın itibarı büyük darbeler aldı, Kemalizm ise itibarını geriye kazanamıyor. Sonuç olarak, düzen artık işlemeyenleri bir kenara bırakıp yeni bir egemenlik biçimi inşa etmekle yüz yüze, her konuda büyük gürültü kopmasının altında yatan temel neden budur.

Günümüze özgü bir diğer önemli özellik daha vardır. Önceki egemenlik sistemi içinde böyle bunalımlar “derin devletin”, ya da askeri vesayetin yönlendirmeleriyle çözümlenirdi. Bugün yeni güç dengeleri ve egemenlik sistemi inşa sancıları yaşanırken devrede bildik derin devlet yoktur. Siyasal güçler kendi konumlarını daha açık ortaya koyabiliyorlar. Yerel seçim meydan muharebesine bu noktalardan bakmak yararlı olabilir.

Buradan hemen AKP’nin bütün kaset bombardımanına rağmen çok az bir kayıpla sandıktan galip çıkmasının nedenlerine gelelim. Askeri vesayetin deşifre olduğu, yıprandığı günler hatırlansın! Şimdi çok benzer yollardan Cemaat, AKP iktidarını yıpratmak istediğinde, AKP kitlesinde böyle saldırılara karşı neredeyse refleks haline gelmiş tepki ve öfke hemen harekete geçti. Ayrıca bunu Erdoğan da çok iyi yönlendirince, bütün beklentilerin tersine Cemaat’in kaset atışları hedefi düşüremedi. Cemaatin sinsi yöntemleri geriye tepti. Üstelik geriye teperken sadece Cemaat’i değil, CHP’yi de vurdu. Temel olarak kasetlere dayalı propaganda yürüten CHP, kendi siyasal kimliğini inşa edemediği ölçüde kaybetti.

AKP’nin başarısında esas önemli neden siyasal İslam’ın kazandığı mevzileri kaybetme korkusudur. Bu noktada AKP-Cemaat çatışmasında siyasal İslam’ın kendi iç geriliminin anlamı önem kazanır. Bu konu daha çok konuşulacak. Şu ana kadar ortaya çıkanlardan anlaşılıyor; içerideki rant paylaşımında gittikçe denge AKP tarafına kaydığı için Cemaat epeydir vuruş için moment kolluyordu. Fakat daha önemlisi dünya ve bölge politikalarında Cemaat kesinlikle Batı tarafında dururken, AKP özellikle bölge için olmadık hayaller kurmaya başladığı için, çoktandır bir ayar gerektiriyordu. Cemaat yeterince kaset bombasına sahip olduğunu düşündüğünde atışa geçti. Ancak Erdoğan, bütün gücüyle siyasal İslam’ın kazandığı mevzilerin her an kaybedilebileceği vurgusu ve korkusuyla kendi saflarını sıkılaştırıp, Cemaat’i geri püskürttü. Siyasal İslam, tarihinde görmediği mevzilere erişmişken, bunların riske edilmesi taktik olarak büyük hata olurdu. Bu noktada Erdoğan’ın özel başarından söz etmek gerekir. Sürekli saldırı zeminde kalarak Cemaat’i sindirdi.

Gelecek nasıl görünüyor?

Sandıktan çıkmasına rağmen siyasal ve toplumsal ortam o kadar kirlenmiştir ki, AKP’nin bu başarısı onun iktidar olma gücünü arttırmamıştır. Bugünden sonra çamurlaşan siyasal ortamı kilimin altına süpürmekle uğraşacak, bunu yaptıkça gücü her geçen gün zayıflayacaktır.

Özellikle Gezi isyanından sonra ortaya çıkan öfkeyi sindirmek için yasakları arttırarak, kendi diktatörlüğünü inşa yolunda yürüdükçe iktidar olmasına rağmen ülkeyi yönetemez hale düşecektir.

Düzen kendini yeniden inşa etme sancıları yaşarken, Kemalizm’in ve siyasal İslam’ın yıpranması gelecek için yeni umutların ortaya çıkma şansını arttırıyor. CHP bir kez daha hayal kırıklığı yarattı. Gezi ruhu, bu seçimin hassas dengelerinden dolayı CHP’de şansını denedi, sonuç tam bir fiyaskodur. Bu seçimler bir kez daha gösterdi: Askeri vesayetin yol kesmelerinin olmadığı bu krizli günlerde siyasal güç dengelerinin yeniden inşası kavgasında Kürt Özgürlük Hareketi ile Gezi isyanı ne ölçüde güçlü buluşabilirse, yeni dengelerdeki yerini o ölçüde alacaktır.

2.4.2014

Yoruma kapalı