“Ekmeleddin İhsanoğlu Alevi toplumunun adayı olamaz”

alevi-bektasi-federasyonu-ihsanoglu-adayimiz-olamaz2d32a793dec02a87187f

CHP ve MHP’nin AKP adayına karşı çıkardığı ortak cumhurbaşkanı adayına bir tepki de Alevilerden geldi. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), CHP ve MHP tarafından aday gösterilen Ekmeleddin İhsanoğlu’nun geçmişte Türkeş’in danışmanlığını yaptığını hatırlatarak, “Bu yüzden bu isim Alevi toplumunun adayı olamaz” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Yanı başımızda Irak’ta, Alevileri katletmek için yemin etmiş IŞİD denilen katiller, insanlık düşmanları, Müslümanlık adına başta Aleviler olmak üzere kendinden olmayan tüm insanları katlederken, Türkiye’de ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışılıyor” hatırlatması yapıldı. CHP ve MHP’nin ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdiğine işaret edilen açıklamada, “Geçmişte Türkeş’in danışmanlığını yapmış, AKP’nin adayı olarak İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri olmuş, İslamcı özellikleri çok önde olan İhsanoğlu’nun CHP tarafından önerilmesi oldukça düşündürücüdür. Toplumsal beklentilere yanıt vermeyen, toplumda karşılığı olmayan, Türkiye’nin daha da muhafazakârlaşmasının önünü açacak İslamcı bir aday olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Alevi toplumunun adayı olamaz” denildi.

25 Haziran’da Aleviler kendi kriterlerini açıklayacak 

Yapılan açıklamada ABF’nin 25 Haziran Çarşamba günü, İstanbul’da Alevi Vakıflar Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu başta olmak üzere, bütün Alevi kuruluşları ile birlikte “Nasıl Bir Cumhurbaşkanı istiyoruz” başlıklı bir toplantı ile tavrını kamuoyu ile paylaşacağına işaret edilen açıklamada şöyle denildi: 
“Bu toplantıya Alevi kuruluşlarının yanı sıra, aydın, sanatçı, akademisyen ve siyasetçi çok sayıda kişi de katılacaktır. ABF, laik-demokratik bir Türkiye özlemine uygun ve Türkiye’nin bütün demokrasi güçlerinin desteğini alabilecek bir Cumhurbaşkanı adayının olmasını arzulamaktadır. Çünkü Alevi Bektaşi Federasyonu’nun ‘Nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyoruz!’ sorusuna verdiği cevap çok açıktır: Düşünce ve inanç özgürlüğünü yana olan bir Cumhurbaşkanı… Evrensel hukuktan ve insan haklarından yana olan bir Cumhurbaşkanı… Bütün inançlara ve kimliklere eşit mesafede duracak bir Cumhurbaşkanı… Farklılıkları zenginlik olarak kabul eden bir Cumhurbaşkanı… İnançları ve kimlilikleri ötekileştirmeyen bir Cumhurbaşkanı …
Demokrasiyi içselleştiren, basın özgürlüğünü, yargı bağımsızlığını, çoğulculuğu, hukuk devletini savunan bir Cumhurbaşkanı…
Dinin ve dini kurumların devletin kurumsal kimliği dışında olmasını savunacak, laikliği prensip edinmiş bir Cumhurbaşkanı…
Sosyal devleti savunan bir Cumhurbaşkanı…
‘Kin öldürür, sevgi yaşatır’ diyebilen bir Cumhurbaşkanı…” (DİHA)

Yoruma kapalı