Katil kim? – Metin Yeğin

Neden hiç zenginler toplu halde ölmüyor? Siz hiç, mesela ‘tahvilleri altında hayatını kaybeden 7 dolar milyarderi’ haberi okudunuz mu? Ya da ‘borsanın hızla yükselmesi sonucu kalp krizi geçirerek hayata veda eden 4 borsa zengini’ filan. Yok onlar sadece uzun süreli hastalık tedavileri sonucunda ‘hayata veda’ ederler. Farkındaysanız ölüm bile denmez onlarınkine ‘hayata veda’dır. Eski Türk filmlerindeki uçak sahnelerini hatırlatır hep bana; bir merdivenin üstünde el sallayarak yavaş yavaş uzaklaşarak ölürler. En fazla iki-üç tanesi elim bir otomobil, yat ya da uçak kazasında ölür. Hatta bildiğim bir zengin vardı, oğluyla aynı uçakta yolculuk yapmıyorlardı. Düşerse ikisi birden ölmesin, servet başkasına gitmesin diye… Bana zengin düşmanı diyorlar, tabi ki zengin düşmanıyım, bizden almadan nasıl zengin olunabilir ki?

Bolivya’da gümüş madenlerine iniyordum. Çok güvenli bir madendi! İlk önce galerinin girişinde madenciler azizesinin küçük alçı heykeli önünde haç çıkarılıyordu. Bir 50 metre kadar daha indiğimizde bu sefer İndian inancı Pachamama’nın madencileri koruyan Tio-amca’sı vardı. Azizeden daha büyükçe bir heykeldi. Madencileri koruması için önüne Koka yaprağı ve sigara bırakılıyordu. Bana Tio daha güven verdi. Birkaç Koka yaprağı bırakarak bunu pekiştirdik. Sonra 400-500 metre aşağıda 50-60 metrelik derinliğinde kuyulara, ipe bağlı tahta çıkrıkla inerken, ‘Sesi dinle, ipin koptuğunu duyduğunda kollarınla, bacaklarını aç, duvara tutun ben seni alırım’ dedi. 15 yaşında bir madenciydi. İki yıldır madende çalışıyordu. Her çıkrık sesi, ip kopması gibi geldi. Aldırmadım. Hem Azize hem Tio vardı. Madende kaç işçi çalıştığı belli değildi. Soma’daki gibiydi. İlk başta 200-300 kişi diyorlardı. Bu iki sayı arasında 100 kişi vardı. Muhtemel yoksullar para sayma makinesinde sayılamadığı için hesaplanamıyordu. Yok sadece yalan değildi bu. Taşeron sistemi bu. Bilmiyorlardı sayıyı. -Televizyonda ölen bir işçi yakını, hayatını kaybeden işçinin 15 yaşında olduğunu söyledi. Yanlış mı duydum?- Son yıllarda Bolivya’da madenlerde bu kadar kişi ölmedi.

Nagehan madencilik zor meslek dedi. Tarihte Bolivya’da Potosi’de maden kölelerinden söz etti. ‘İçeri köleleri sokuyorlardı. Tek bir çıkış vardı. Oradan da çıkamıyorlardı’ dedi. Çok güzel bir izahtı. Salak olmanın dayanılmaz hafifliği. Bir başka tarafı, daha önce ‘cani’ dediği Che, o madencilerin kurtuluş mücadelesinde Bolivya dağlarında katledildi. Gerillaydı.

Galler’de işgal madenindeydik. Madenler kapatılmaya başladığında işgal edip, direnmişler ve üretmişlerdi. Direnirken madene Kızıl Bayrak çekip, bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi. Neredeyse 20 yıl oluyor bu madeni işçilerin çalıştırdıkları. Hiçbir ölümcül kaza olmadı. Çevredeki bütün kasabalarda işsizlik kol gezerken, ikinci nesil işçiler çalışıyor madende. Bunun da filmini yapmıştık. Seyretmek isterseniz Sendika Tv’de var (http://www.sendika.tv/index.php?eylem=izle&id=147) Bolivya’daki madenin bir bölümü de oralarda bir yerde olmalı. Belgeselin sonunda madenin dibinde 15 yaşındaki madenciye ‘Gelecek için ne istiyorsun?’ diye soruyordum. ‘Gelecek mi? Ne istenebilir ki?’ diyordu.

Gelecek mi? Ne istenebilir ki?

 

Özgür Gündem Gazetesi

Yoruma kapalı